Kadim Dostumuz Google...
Ertuğrul Erkan Tarih: 29/09/2008 Yorum: 7 adet
Okunma : 4663 Tutanlar: Bu yazıyı 2 kişi tuttu.
10 Yaşını dolduran Google hala çalışmalarını sürdürüyor. Yepyeni servislerini bizimle paylaşıyor. Bizi asla kırmıyor ve sürekli pohpohluyor. Hal bu olunca insanlarda Google yi seviyor. Değinmek istediğim konuda bu...
Her internet ile yeni tanışan bireyin ilk gördüğü site büyük ihtimalle Google dir. Sürekli gelişen şirketi, artan piyasa payı ve gelirlerine gelir katılan banka hesabı ile hepimizin önünde koca bir dev Google. Tel hamlesiyle sizi internetten bile men edebilir.
Arkadaşlarımdan gelen soru şu: "Google nasıl bu kadar büyüdü?" nedeni basit. Diyelim siz bir devsiniz. Etrafta bir sürü cüce var. Kim kime tapar bu durumda. Eğer dev aptal değilse ki genelde asla olmazlar ormanın ve bölgenin kralı o olur.
Türkiye de Avrupalı bir şirketseniz, insanlara "bedava" hizmet veriyorsanız ve biraz da ilgileniyorsanız tamamdır, piyasanın %55 inden fazlası sizin olur. Yanlız şunuda unutmamak lazım, karşı şirketin açıklarını onların alehine de kullanmanız gerekir.
Aslına bakarsanız makalelerim hep yanlış anlaşılmaya yatkın. Ben burada Google a karşı çıkmıyorum. Amacım gözünüzü karartıp sadece tek bir noktaya bakmamanız. Çıkartın yahu şu suratınızdaki at gözlüklerini :)
Evet dediğim gibi gidiyor hayat. Google tarayıcı çıkarıyor. İyi olmamasına rağmen çok tutuluyor ve piyasanın bir kısmını elde edebiliyor. Google başka bir hizmet yapıyor, Türkçe olmamasına rağmen tutuluyor. Şunu da bilmek lazım. Herşeyden önce servislerde Google garantisi var. Evet bunu asla göz ardı edemeyiz. Hatta Google amca işini gayet güzel yapıyor. Yanlız bu arada altta ezilen birçok şirket ve hizmette var. Sonra duyumlar geliyor "neden Türkler internette başarılı değil?" e onlara fırsat veriliyor mu ki? Reklam yapmak istemem yanlız AdSense ye karşı birçok firma, servis kuruldu. Yanlız hepsi vasat. Birçok deneme yaptım. Bir sürü reklam şirketini denedim yanlız sorunlar almış başını gidiyor. Fakat bu sorun işlem de değil. Yapısal olarak gelişememekte. Bir reklamverenin önünde iki seçenek var;
Birincisi çok ünlü, garantisi olan Google, biri de ünsüz, yeni kurulmuş fakat başarısız olmayan bir şirket. Kişi tabi ki Google yi seçiyor.
Şu anda Microsoft un tahtı bile sarsıntıda. Çünkü Google işletim sistemi çıkarmaya hazırlanıyor.
Kıssadan hisse bizim köyde bir şekilde ünlü olursanız, bedava hizmet verirseniz tahtınız asla yıkılmaz. Hayat şimdilik güzel gidiyor. Bir de unutmadan yakında Avrupa kendi arama motorunu çıkarıyormuş. Fakat olaya bakın Google alt yapısıyla. Sizin gücünüzle sizden nasıl daha iyi olabilirim bu da bir muamma ama göreceğiz. İnşallah bu yeni çıkacak arama motoru bir yerlere gelir aksi takdirde bütün tezlerim gerçekleşecek gibi görünüyor...
Herkese iyi günler, iyi çalışmalar...
o programda olsaydım "evet malasef ki öyle görünüyor" derdim. bir kesim hariç google ın yaptıklarını kimse sorgulamıyor. yanlız konu vista olunca herkesin söyleceği birşeyler var. umarım hayat bu şekilde devam etmez. tekil krallığa doğru sürekli adım atıyoruz.
sabah bilgisayarı açtığımda aklımda heş şu soru var "acaba google bu sefer ne yaptı?"...
Yazınızı biraz cüretkâr buldum açıkçası. Tavsiyeler verirken kime hitab ettiğiniz de net olarak anlaşılmıyor gibi.
Google işini iyi yapıyor, kim ne dersin. Ve bu özelliğiyle doğal olarak güven kazanıyor. O kadar ki, ben internette aksayan bütün işlerde Google'ın çözüm üretmesinden medet umar oldum. Google şu anki yapısıyla bu güveni de hakediyor.
Microsoft'un tekelindeki bir bilgisayar piyasasındayken, ehven-i şer diye bile düşünerek, Google'ın tekel olmasına gönlüm razı olabilir. En azından çözümlerinde daha akılcı, her halükarda kullanıcısını memnun etmesini bilen bir firma Google. O yüzden kıskanmakta, gıpta ile bakmakta haklıyız. "Türkiye'den neden çıkmıyor" meselesinin ise bahsettiğiniz sebepler kadar basit özetlenemeyeceği kanaatindeyim. Onlarca madde sayılabilir o konuda. Ya da "hangi alanda Dünya'ya malolmuş bir şirketimiz var ki bilişimde olsun?" diye de kestirmek, meseleye sadece teknoloji açısından bakmamamız gerektiği konusunda gerekli uyarıyı yapar belki.
Herkese iyi bayramlar...
Zaten aralarda bundan hep not bırakıyorum. Google ı asla bir başka servis veya şirket ile karşılaştıramayız. Ayrıca kalitesi ve müşterilerine karşı gösterdiği tavırda cabası. Yanlız şunu söylemek istiyorum. Bir kişi var ilk olarak Google ile tanışıyor ve internet hayatı boyunca sadece onu kullanıyor. Geçmiş zamanlarda farklı bir arama motoru kullanıyordum açıkçası. Birçok servisi içindeydi. Google kadar gelişmiş değil belki ama birşeylere destek vermezsek mutlak monarşiye de izin vermiş oluruz.
Ayrıca onu sadece Türkiye de bilişim sektörü değil. Avrupa nın geleninde de çalışmalar yapılıyor. Yazımı yazarken zaten daha önce okuduklarımın etkiside mevcut. Dediğim gibi Avrupa kendi arama motorunu kuracakmış. Nedeni ise Google ın tek hakim olması.
Kısaca yazıyı yazmaktaki amacım şu idi; Gelgelelim siz bir adaysınız. Ben de bir adayım. Ben kendi çabalarım ile bir yerelere geldim. Sizin bir ufak hatanız yüzünden de ben buralardayım. Fakat hayatın cilvesi işte asla bu yerlerden aşağıya inipte size fırsat verdirmedim. İşte tam olarak onu da bu.
Yorumlar için teşekkürler. İyi günler, iyi çalışmalar...
şirketler, yapı olarak yöneticilerinin (sahiplerinin) karakterlerinin aynasıdır yani bu durumda karşılaştırma yapmak aynen insanları kıyaslamak gibi olsa da insana özgü vazgeçilmez karakteristik davranışlardan biri olduğu için buna doğru yada yanlış demek uygun olmuyor.. tabii ki benchmark yapılır, yorum yapılır, örnek alınır hatta kopyalanır ve uygulanır.. kopyaları da başarılı olur, zaman geçtikçe öne çıkar, marka olur vs.
google beklenilen başarıyı yakalıyor.. ne eksik ne fazla.. hatta biraz yavaşlama eğiliminde çünkü otokontrolde bazı sıkıntıları olabiliyor (kendi kurdukları çalışma sisteminin çerçevesi yüzünden) standart iş kanunlarına uyan bir şirket olsaydı çok daha kısa sürede aynı seviyelere (hatta fazlası ile) gelebilirdi de.. konuları dağıtarak yayılma politikaları (microsoft, cisco, ibm vb.) doğru mu değil mi bilinmez.. belki aralarından seçimler yaparak klasik eleme yöntemiyle sahalarını daraltabilirler.. sanal bir netin toplumun içine karışması(ve gelişmesi - istihdam yaratması) için böyle şirket-marka ve yönlendirmelere her zaman ihtiyaç var.. kim olduğu ne olduğu o kadar da önemli olmuyor.. en fazla 10-15 yıl içerisinde zaten bir dönüşüm yaşıyoruz.. atari de karteldi, commodore da amiga da.. öyle başarılı örneklerin ansızın! batışlarına şahit isek gördüğümüz gibi malesef iş dünyasında kimse o kadar şanslı! olmayabiliyor, her zaman çalışmanın - başarının (birçok etkenin) varlığını hissetmemiz gerekiyor..
Türklerin bu sektördeki konumu ile pek ilgisi olmayan bir içerik olmasına rağmen yapmamız gereken (artık) ırk, din vb. ayrımlara göre kategori edilmemiş saf bilgiyi (yada üretimi - fikri) aynen uygulamaktır.. maliyet gerektiren bazı altyapıları da emek ile belli bir seviyeye taşıyabiliriz (dünyanın en iyi kodunu yazmak için dünyanın en pahalı bilgisayarını kullanmak gerekmediği gibi) belki dengesizlik gibi görünen bazı koşulların aslında nasıl bir evrensel dengede olduğunun örneklerini her gün yaşıyoruz.. belki yaşantı biçimi olarak pratik akıllıyız.. yani kısa zamanda (ve aynı anda) herşeyi arzularken küçük ipuçları gözümüzden kaçıyor.. odaklanırsak (her insana özgü olarak) haliyle herşeyi başarırız.. bunlar çok büyük adımlar değil.. bu güç birlikleri, freelanceler, sektör krizleri - işsizlik derken dev firmalara rakip yazılımlar(işletim sistemi vs.) pat diye ortaya çıkarak tüm dünyayı gönülleriyle dolaşan ekiplerle bu firmaların tüm yatırımlarını (ki milyonlarca dolardan bahsediyoruz) altüst ederken.. böyle bir ortamda pesimist olmak bana göre biraz tembelliğe meyilli acelecilik gibi geliyor.. birey olarak herşeyi yapamayacağımızı kabullenerek paylaşmaya devam ettiğimiz zaman çok farklı boyutlara taşınmamız mümkün (ama zor tabii)
Konumuz hafif kayıyor. Ben burada Türklerin neden bilişim sektöründe kazanamadıklarını anlatmak istemedim. O çok ayrı bir konu. Pratizm denilen akım almış başını gidiyor. Her kafadan bir ses. Yok o öyle olmaz böyle olur, benim bir projem var ama kimseye söylemem, ölsem dahi onu bırakmam düşüncesi yok ediyor bizi.
Tekrar şunu söylemek istiyorum, Google a asla bir alternatif bulamayız. Çok büyük ve başaralı bir firma. Ben sadece diğerlerine de biraz şans verelim diyorum. Gelecek yeniliktir unutmayın...
Müşteri olarak söylenecek tek şey var.. Google beni Datmin ediyor..
Haber
Etkinlikler
Toplantı
Özgür Yazılım ve Linux Günleri '10
Özgür Yazılım ve Linux Günleri '10
İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü ve Linux Kullanıcıları Derneği'nin 9 yıldır düzenlemekte oldukları etkinlikler bu yıl `Özgür Y...
Kategori:
Toplantı
Kimler Burada? 
Son 1 dakika içinde MMIstanbul' da 52 (50 kayıtlı, 2 ziyaretçi) kullanıcı varmış. Login durumda olanlar aşağıda:
MMIstanbul Blog'undan
Blog Bölümü Blogevi.com'a Taşınıyor
Selam arkadaşlar MMIstanbul'da , tasarımcı ve programcıların blog yazılarını "feedleyerek" MMIstanbul okurlarını MMIstanbul dışın ...
7.500'üncü üyemiz Cem Koç!
Neler Yapılabilir?
500 Hatası Hakkında!
Reklam, MMIstanbul ve Yeni Projeler (Durumumuz Bu Tarzında)










fikirlerinize katılıyorum. Google deyince, tüketicilerin zihninde parlayan anlamların hiçbirisi olumsuz değil ama aynı şey microsoft için geçerli değil. Hatta bilişimciler arasında yeni bir murphy yasası daha konuşuluyor. "Microsoft'un bir programı iyi yapabilmesi için en az üç sürüm geçmelidir."
Google için ise tam tersi. Genel yargı google yaparsa en iyisini yapar. Hatta internet google'dan ibarettir sananlar da var.* Evet gmail iyi bir ürün, google arama motoru'da, hatta Türkiye'de arama motoru tekelini almış durumda. Ama durum biraz populizm kokmaya başlayınca artık işin suyu çıkıyor. chrome'un iyi bir browser olabilmesi için biraz daha zamana ihtiyacı var. Ama chrome 'lu cep telefonu piyasada.
*İzlediğim bir tv programında röportaj yapan sunucu konuğuna "Artık internet eşittir google oldu diyebilir miyiz?" diye sormuştu.