Türkiye Online Medya Araştırması
Profili Göster

Oyunla Öğrenme (Edugame, Edutainment)

Metin Kılavuz Tarih: 28/10/2008 Yorum: 2 adet

Okunma : 3437 Tutanlar: Bu yazıyı 3 kişi tuttu.

İsim şehir oyununu bilmem hatırlar mısınız? İlkokul yıllarında sıklıkla oynadığımız bir oyundu. Belli bir dönemde yetişen çocuklar bu oyunları oynayarak geçirdi ilkokul yıllarını. Birçok bitki, hayvan ve ülke öğrendik ve hala öğrendiklerimizi hatırlamaktayız. Neden mi?

Yapılan araştırmalara göre, oyun oynama süresince insanın zihin faaliyetleri çok üst seviyelere ulaşmakta ve zihin sadece oyunla ilgilendiğinden dolayı, öğrenme en üst seviyede gerçekleşmektedir. Bunu bir örnekle açıklayalım:

İngiltere'de yapılan bir araştırmada; Vücudunun büyük bir kısmı yanmış olan hastanın her gün sargılarının değiştirilmesi ve yaralarının temizlenmesi gerekmektedir. Ağrıları olmasına rağmen yanıkların geç iyileşeceği için bu hastaya ağrı kesici verilememektedir. Bu yüzden de sargılarını değiştirmek çok zor olmaktadır. Bunu bir araştırma konusu olarak ele alan bir grup öğrenci 3 boyutlu gözlüğü bu hastaya takarak bir çeşit oyun oynatıp sargıyı değiştirmeyi hedeflemişlerdir. Ve gerçekten de başarılı olmuşlar. Hasta daha öncelere göre daha az acı hissetmiş ve tepkisi çok daha az olmuştur.

Bu ve benzeri deneyler sonucunda; oyunların, motive edici olması ve zihin faaliyetlerini en üst seviyeye çıkarabilmesi; eğitimde de denenebileceği kanısını doğurmuştur. Klasik eğitimin yetersizliğini, eğitsel oyunlarla desteklemek ve eğitimi sıkıcı olmaktan çıkarıp, çok daha keyifli hale getirmek hedef olarak belirlenmiştir.

Gelişen teknoloji ve her geçen gün bilgisayar oyunlarına artan ilgi, sunum ve maliyet düşünüldüğünde; eğitim-öğretim sürecinde bilgisayar oyunlarının kullanılması en doğru seçenek olacaktır. (Bu konu üzerine bir çalışmam bulunmaktadır. egitlence )

Eğitsel oyunu şu şekilde tanımlayabiliriz: Oyun formatını kullanarak öğrencilerin ders konularını öğrenmesini sağlayan ya da problem çözme yeteneklerini geliştiren yazılımlardır. Eğitsel oyunda bulunması gereken öğelere geçmeden önce tüm oyunların yapı taşlarını oluşturan maddeleri bilmekte fayda vardır.

Oyunun yapısal öğelerini şu şekilde sıralayabiliriz ;

  • Kurallar
  • Hedef ve Amaçlar
  • Dönütler (Geri bildirimler)
  • Mücadele/Yarış/Meydan Okuma/Karşıtlık
  • Etkileşim
  • Sunum veya hikaye

Bu öğeler her oyunda ortak olan ve oyunu oyun yapan öğelerdir. Öğretmek amaçlı geliştirilen oyunları diğer oyunlardan ayıran özelliği ise; motivasyonu daha üst sevide tutmasıdır. Bunu sağlamak için şu dört öğenin mutlaka bulunması gerekmektedir;

  • Fantezi
  • Güçlük
  • Merak
  • Kontrol

aç-kapa İçeriğin rss beslemesi kullanımda değil Yorumlar

Profili Göster
Adnan ER 18/11/2008

Solo test vardı benim hatırladığım. Ama heyhat ki hiçbir şey öğrenemedim solo test'ten, çünkü korkunç bir oyundu, bilhassa karikatürlerinde çok piyon bırakanların resmedilişleri gerçekten dehşetti. kimseye başarısızlık hakkı tanımıyordu, neyse ki 80'li yılların başı ve 90'lı yıllar geçti de, biz de kurtulduk..

Aslanbaşı şeklinde kadın saçlarına bakınca kuş yuvası (daha çok leylek yuvası) görmüş gibi oluyorduk ve sonra o saçların içinde oturup dış dünyaya bakmak istediğimi hatırlıyorum, dedim ya korkunç yıllardı, neyse ki geçtiler.

Oyunların motive edici etkisine gelirsek, kesinlikle yadsınamaz. Burada aslında benim karmakarışık kafamı daha da karıştıran, uzun yüzyıllar tartışılmış bir konu var: Bilgilerimizi nasıl elde ederiz? Evet evet, bu çok zor bir soru! Yaşayarak ? Dışarıdan bir etkenle (mesela ebeveyn)ya da doğuştan? Kişinin; bilgisini ve aklını kullanma şekline göre biçimlenen bir başlangıç önerebilir miyiz? Yoksa bilgi gerçekten doğuştan mı? İşte galiba ebeveyn olmanın en zor tarafı bu olsa gerekir çünkü eğer ki bilgiler doğuştan geliyorsa, o zaman oyunların da dışarıdan dayatılanların da hiçbir anlamı yok? işte bu biraz da saçma.

Galiba orta yolu bulmalıyız, bazı şeyler doğuştan gelirler, bazıları da öğrenme yoluyla elde edilirler. Şu halde zihinsel gelişime yardımcı olması umulan oyunlar, gerçekten de gerekliler.

Aslan parçası bir yiğenim var, ilkokul 1. sınıfa gidiyor, Firefox ile IE 8 arasındaki bazı farkları biliyor, google kullanıyor hem de başarılı bir şekilde, mail adresi var vesaire. Haliyle, bilgisayar başına geldiğinde oyun oynamak için geliyor ve Flash oyunlarını seviyor. İşte, burada tehlike başlıyor çünkü bazı Flash oyun sitelerinde counter strike benzeri oyunlar var, uçuşan kafalar, dökülen kanlar vesaire. Bu, gerçekten çocuklar için hiç de iyi bir şey değil. Zaten televizyondan yeterice yayılan şiddet her şeye yetiyorken, bir de internetin buna epeyce açık olması, çocuk gelişimi açısından iyi bir şey değil.

Ancak, bununla birlikte görülüyor ki devlet bu konuda hiçbir şey yapmıyor, kimseyi desteklemiyor ama Youtube başta olmak üzre Blogger ve diğer birçok sitenin kapısına kilit vurabiliyor. Gerekçe ne? Hakaret, müstehcenlik vs. Gerçekten de muallak kavramlar bunlar ve tam da bir kavram olan devlete göre! Burada sorun x devleti değil, herhangi bir devlet de değil, işleyen bir mekanizmadan, daha doğrusu bir makinadan bahsediyorum. Bütün dallarıyla ve budaklarıyla içimize kök salan, davranışlarımıza nüfuz eden devlet. Olmaya devlet cihanda.

Hülasa, sözü daha fazla uzatıp hapse girmeyeyim şimdi ayaküstü. Başarılı bir proje olmuş, Bowling oynadım ve sevdim, budur :)

Profili Göster
Murat Aytun 26/12/2008

e-learning Guild'in Kasım 2008'de Silicon Valley'de düzenlediği DevLearn konferansında bir konuşmacı güzel bir benzetme yaptı: "1986 senesinde bilgisayar oyunları ne seviyedeydiyse, bugün e-learning oyunları o seviyede..." Türkiye'ye baktığımızda da yok denecek kadar düşük seviyede.

Bunun arkasında oyun tabanlı içeriklerin gerçekten etkin ve kaliteli olabilmesi için ciddi maliyetler altına girilmesi gerektiği var. Sektörde alıcı konumundaki firma çalışanları ellerindeki bütçe ile oyunun maliyetini karşılaştırınca oyun tabanlı eğitimin etkinliğini göz ardı edebiliyorlar. Hata ettiklerini çok yakında anlayacaklarına inanıyoruz. :)

Türkiye'de bu "yepyeni" sektörün sağlıklı gelişebilmesi için içerik oluşturan firmaların fiyata odaklanmak yerine, etkin içerik geliştirme üzerine odaklanıp sektöre g-learning içeriklerinin sadece "keyifli bir oyun" değil, "kompleks bir eğitim aracı" olduğunu kanıtlaması gerekir. Sektörün gelişmesiyle beraber alıcılar ucuz oyunun etkinliğini sorgulamaya başlayacaklardır.

Bilgisayar oyunlarının 2008'de geldiği seviyeyi düşünürsek g-learning'in o seviyeye çıkmasını izlemek ve bunu gerçekleştirenlerden birisi olmak çok zevkli olacak! :)

Murat Aytun

HRİKa Çözümler

http://www.hrika.com.tr

aç-kapa Yazarın Diğer Yazıları

Makale

İlişkili makale bulunamadı.

yeni bir tane ekleyin

Haber

İlişkili haber bulunamadı.

yeni bir tane ekleyin

Ders

İlişkili ders bulunamadı.

yeni bir tane ekleyin

yeni üyelik | şifremi unuttum

aç-kapa Toplantı Özgür Yazılım ve Linux Günleri '10

Özgür Yazılım ve Linux Günleri '10

İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü ve Linux Kullanıcıları Derneği'nin 9 yıldır düzenlemekte oldukları etkinlikler bu yıl `Özgür Y...
Kategori: Toplantı

aç-kapa Yarışma 3. Uluslararası Ekslibris Yarışması: İstanbul 2010

3. Uluslararası Ekslibris Yarışması: İstanbul 2010

İstanbul Ekslibris Dernegi, Feyziye Mektepleri Vakfı ve Işık Üniversitesi, kitaplar için mülkiyet işareti olarak kabul edilen ve üzerinde estetik dege...
Kategori: Yarışma

aç-kapa Konferans Yeni Medya ve Etkileşim Konferansı 2010 - Marmara Üniversitesi

Yeni Medya ve Etkileşim Konferansı 2010 - Marmara Üniversitesi

Generally speaking, the term "New" brought about debates. We try to open up and elucidate the term "New" along with "Interact...
Kategori: Konferans

aç-kapa Konferans 3. Uluslararası Gelecek İçin Öğrenme Alanında Yenilikler Konferansı 2010: e-Öğrenme

3. Uluslararası Gelecek İçin Öğrenme Alanında Yenilikler Konferansı 2010: e-Öğrenme

Konferans ile ilgili ayrıntılı bilgiye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz: http://www.futurelearning.org.tr/katilim_cagrisitr.pdf ...
Kategori: Konferans

üyeler Son Kahramanlar...

stats Kimler Burada? web stats

Son 1 dakika içinde MMIstanbul' da 58 (50 kayıtlı, 8 ziyaretçi) kullanıcı varmış. Login durumda olanlar aşağıda:

...

Blog Bölümü Blogevi.com'a Taşınıyor

Selam arkadaşlar MMIstanbul'da , tasarımcı ve programcıların blog yazılarını "feedleyerek" MMIstanbul okurlarını MMIstanbul dışın ...

7.500'üncü üyemiz Cem Koç!

Neler Yapılabilir?

500 Hatası Hakkında!

Reklam, MMIstanbul ve Yeni Projeler (Durumumuz Bu Tarzında)

coldfusion mysql ubuntu
 
sponsor adobe istanbul