Profili Göster

Türkiye İnternetinin Hal-i Pür Melali ya da Hiç Bir Çıkış Yolu Yok Mu?

Murat Kgirgin Tarih: 5/06/2008 Yorum: 3 adet

Okunma : 1283 Tutanlar: Bu yazıyı 6 kişi tuttu.

İnternet medyası için platform geliştiren bir kişi yahut internet kullanıcısı bir tüketiciyseniz bu yazı sizi ilgilendiriyor olabilir.

Aşağıdaki yazıyı 2007 yılının son aylarında site kapatmaları ve yasaklamlar üzerine kendi blogumda kaleme almıştım. Meselenin güncelliği ve Zengin İnternet Uygulamaları fokuslu bir topluluk olan MMIstanbul’un yazar ve okur kitlesinin de mesele hakkındaki görüşlerini öğrenmek, çözüm yollarını tartışmak, ortak bir akıl üretmek amacıyla yazıyı buraya taşımaya karar verdim.

Fakat, peşinen söylemekte fayda var; yazı söz konusu yasaklar ve kapatmalar nedeniyle heyecan ve öfkeyle kaleme alındı. Fazlasıyla subjektif yargıyı da içinde barındırıyor olabilir. Fırsat bulduğum ilk zaman diliminde, Türkiye İnternetinin problemlerine değinen bu yazıyı genişletmek ve bilimsel bir zemine taşımak amacındayım.

Bu yazı içinde ya da devamı olabilecek diğer yazılarımda, AB ve diğer ülkelerdeki internet hizmetlerini ve hukuksal mevzuatı iyi ve kötü örnekleriyle araştırmaya ve sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Bu konuda bana, bilgi, belge ve yorumlarıyla yardımcı olacak arkadaşlarıma şimdiden şükranlarımı sunarım.

Haber: Türkiye Nufusa Göre İnternet Erişim Oranında Yeni bir Rekora İmza Attı!"Avrupa Birliği (AB) İstatistik Kurumu’nun 2007′nin ilk 3 ayını kapsayan araştırmasına göre AB’de hanelerdeki internet erişimi yüzde 49′dan yüzde 54′e çıktı. Aynı dönemde hızlı internet erişimi de yüzde 30′dan 42′ye yükseldi. Paralel araştırmayı yapan Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2007 yılı nisan-haziran aylarını kapsayan çalışmasına göre, Türkiye’deki internet erişim oranı yüzde 18,9 olarak açıklanmıştı. Bu sonuca göre Türkiye, Bulgaristan’ın ardından sonuncu sırada yer alıyor. Hızlı internet erişiminde (ADSL) ise Türkiye, Romanya ve Yunanistan’ı geride bırakarak sondan 3′üncü oldu." (Sabah Gazetesi)

Yorum: Ulus olarak yeni bir "başarıya" daha imza attık! Türkiye nufusa göre internete erişim oranında Avrupa’ da sondan 3. sırada! Neden acaba?

bir: Telekom ve Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım Bey’ in müteakip kerreler iddia ettiğinin aksine, internet erişimi lüks tüketim sayılacak oranda pahalı. İnternet için ödediğimiz meblağ, asgari ücretin 20 de biri!

iki: Türkiye, internetin teknik altyapısı oluşturmadan kurulan onlarca komisyon ve baskı sansür, gözetleme yasaları için harcadığı zaman, emek ve para kadar ar-ge ve yaygınlaştırmaya ödenek ayırmamakta.

İnternet gelmeden yasakları geldi. İbrahim Mutefferika ve matbaa olayini hatirlayınız. ( matbaanın Osmanlı’ ya geldiği tarih Avrupa’ dan 200 sene sonra olarak tarihlendirilir fakat bir 100 sene daha müslüman tebaanın kitap çoğaltması "yasaklar" nedeniyle mümkün olmamıştır. Yani matbaa Avrupa’da kullanılmaya başlamasında 400 sene sonra ancak yaygınlaşabilmiştir. ) Bu durum ve sonradan yaşanan benzer durumlar, okuma alışkanlığı olmayan bir toplum olmamızın nedenlerini kısmen açıklar

üç: Dünyada neredeyse sadece bizde başarıyla sürdürülen "kotalı internet" uygulaması, iki lokma bir hırka felsefemizin devamı olarak, azla yetinme konusunda mahirleşmiş milletimizin hiç olmayan internet kültürünü, kotası bitmesin diye modemin fişini çekme düzeyinde sürdürmesine neden olmaktadır. İnternet Türkiye insanının kafasında , oyun, eğlence, magazin ve "çetleşme" içeriksiz dikdörgenine sıkışmıştır.

dört: Değerli Başbakanımız ve Ulaştırma Bakanımızın (iyi sıhhatte olsunlar!) her fırsatta söyledikleri, "Bilgi Otobanı" gibi alengirli velakin teknoloji ve bilim litaratüründe pek rastlamadığımız türden arkaik dönemlerde kalmış "karayolları kavramları" ile açıklamaya çalıştıkları atılımları sanıyorum "Türkiye İç Networkündeki" kullanıcı hızlarına işaret etmektedir. Türkiye ye internet henüz uğramamıştır! Bahsedilecekse kullandığımız servisin adı hem teknik hem de sosyo-kültürel bakımdan "intranet" dir.

4Mbps olarak açıklanan ve tüketiciden tahsil edilen meblağa oranla, yurtdışından yayın yapan web sitelerine 56kbps dönemlerindekini bile aratacak denli yavaş ("patika ya da keçi yolu"gibi bir) servis hızıyla ulaşmaktayızdır.

Bu sebeplerden ötürü, otoban , otoyol gibi gayet "yaratıcı" kavramlarla özdeşleştirilen internet’imiz fahiş fiyat politikası, kota ve yasaklar dolayısıyla, yurtdışındaki mevcut içeriğe erişme ve "international" olma özelliğini de yitirmektedir.

Sevgili eski kısa süreli patronum Aydın Doğan Bey’ in şirketlerine ait içeriklere ışık hızıyla ulaşıyoruz, en.wikipedia.com gibi metin bazlı servis veren bir sitenin yüklenmesi 10 kat daha yavaş olunca insanın aklına ister istemez türlü türlü sorular geliyor.

Bendeniz bölgemizin tarihine ve ahvaline "geri kalmışlık" kavramı üzerinden değil geri bıraktırılmışlık kavramı üzerinden bakmaktayım. Hal böyleyken Türkiye deki internet kullanıcılarının yurdışı çıkışlarında yaşadıkları fakr-u zaruretin memleketimiz dahilinde bazı kimseler tarafından da pek bir tamahkarlıkla karşılandığını da görüyorum!

Türkiye, wordpress.com, youtube.com vb yasaklamaları ve sonrasında çıkardığı muhteşem sansür yasasıyla İran ve Çin gibi kapalı, muhafazakar bir network olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Aleni olarak görüldüğü üzere, teknoloji üretmeyenin aklına önce "men etme" gelmektedir.

Fevkalede yetersiz bir erişim servisi(?) üzerine, demoklesin kılıcı gibi sallanan yerli yabancı tüm siteleri (akli ve ruhi melekeleri yerinde olsun olmasın) herhangi bir kimsenin şikayeti üzerine sorgusuz sualsiz kapatmak (ihtiyati tedbir!) Türkiye internet sektörünü güvensiz, riskli ve terörize olmuş bir noktaya çekmektedir.

Bu nedenlerle bolca riski bulunan İnternet Sektörleri yerli/ yabancı yatırımcı ve girişimcileri ürkütmektedir.

Yasaklar ve kapatmalar dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının büyük bir bir bölümü Telekom tarafından kendilerine tahsis edilen DNS/IP numaralarını ( Kişisel İnternet Kimliği) terk ederek, çeşitli proxy servislerini kullanmaya başlamışlar, söz konusu yasaklar nedeniyle devletimiz kendi vatandaşlarını "potansiyel suçlu" ya da "saklanan" insanlar haline getirmektedir.

Günümüz dünyasında yeni ekonomi sayesinde (Türkiye dışında!) en katma değerli sektör internet sektörüdür. İnternet ve internete dayalı sektörler henüz 10lu yaşlarını doldurmamış yüzlerce $10 milyarları aşmış varlıklara sahip şirket üretti.

Türkiye de ise henüz globalleşebilmiş, bir tek başarılı internet tabanlı proje bile çıkmadı. Bu şartlarda da çıkması pek mümkün görünmüyor. İşte buna "kötülük etmek denir".

Tüm bunlar olurken, olan Türkiye’ deki internet kullanıcıları ve girişimci yeni nesil firmalara olmaktadır. Türk Telekom tekeli sayesinde batan onlarca ISP mizin boşluğunu, özelikle Amerikadaki ISPler doldurmaktadır. Ülkemizdeki internet hızı, kota ve fiyat problemleri nedeniyle yutdişındaki servis sağlayıcılar milyonlarca$ paramızı güle oynaya cebimizden almaktadır.

Hal böyleyken, Türkiye’ den servis verip uluslararası alanda önemsenecek, ülkemize "döviz" girdisi sağlayacak türden bir projenin çıkma ihtimali sıfırdır! Garajlarda kurulmuş, 1 yıl içinde 5Milyar$ ciro eden şirketleri, tüm eğitim materyallerini ücretsiz olarak web üzerinden sunan MIT gibi üniversiteleri gördükçe, Türkiye’ nin "Bilgi Otobanı" konseptinin "Magazin ve Oyun Otobanı", "Doğan / Şahin Grubu Otobanı", "Muhafazakar Devekuşu Otobanı" olarak değiştirmesinin vaktinin çoktan geçtiğini düşündüğümü de belirtmek isterim.

Halen birşeyler yapmak bazı çözümler üretecekse, Lütfen, Türkiye Bilişim Derneği, Türkiye Bilişim Vakfı, vd bilişim şirketlerini ve meslek örgütlerini çözüm üretecek "birşeyler" yapmaya davet ediyorum!

Özetlemek gerekirse. Türkiye’ de internet üzerinden servis vermek, servis almak ve servis verenlere servis vermek, hem pahalı hem de türlü türlü sorunlarla hala çözümsüz olarak kucağımızda durmaktadır. Memleketini "gerçekten" seven herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesi ve birşeyler yapması gerekiyor ya da buna pek gerek kalmadı mı artık?!

aç-kapa İçeriğin rss beslemesi kullanımda değil Yorumlar

Profili Göster
Selcuk.Bozdag 5/06/2008

Gozlemledigim kadariyla, devletler ya da hukumetler ihtiyaclari olmayan hicbir alana yatirim yapmiyorlar galiba. Mesela eger daha yesil ve yasanabilir bir dunya olmazsa, endustri neyle beslenecek? Afrikada sitmayi onlemezlerse, AIDS ile mucadele etmezlerse, siyasal stabiliteyi saglamazlarsa mallarini kime satacaklar ya da Nijeryadan petrolu nasil alcaklar? Cin ile iyi iliskiler kurmazlarsa marketleri dunyanin yarisi kadar kuculecek vs vs. Internet de bunun gibi, kim gelistirmis Interneti ki? Amerikan savunma bakanliginin ihtiyaci olmus, sonrasi gelmis. Avrupa ya da gelismis diger ulkelerde butun isler "e-devlet" felsefesi ustune kurulmus. Personel almaniza, insanlari kuyruklara sokmaniza, paralar harcamaniza gerek yok. Bunu goren ulkeler bizde de olsun demisler.

e-devlet’in onemini anlamayanlar Internet altyapisini genisletmenin geregini duymamislar. Arabanin az oldugu bir ulkede iyi yollar yapmanin ne geregi var ki? Peki ya siviller? Kaynaklar kisitli birakildigindan, ekonominin dogal kurali olarak, kisitli kaynaklar pahaliya paylastirilmis. Dogal sonuc..

sadece devlette degil, sivil kurumlar ya da sirketler de bile hayati elektroniklestirmenin insanlara zaman kazandirdigi, para kazandirdigi gibi faydalar goz onune alinmiyor. Boylece Internetin kullanimi elektrik/su gibi hayati onemli olmuyor malesef. Ama duruma bakin ki, OSS/LGS vb sinav sonuclari aciklanirken sunucular yanit veremiyor :)

Tum hizmetleri olabildigince "E"-lebilirsek devlet/ozel sektor de kaynaklari genisletecektir.

Iki yeni kurusluk fikirlerim bunlar :)

Profili Göster
Murat Kgirgin 6/06/2008

Selçuk söylediklerine sonuna kadar katılıyorum.

Ayrıca bir kaç şey daha eklemek istedim.

İnternet ve bağlantılı sektörler için hayati önemse sahip bir kurum olan "Turk Telekom" u eldek çıkardık. Çok safiyane ben dahil pek çok akademisyen, sektör çalışanı özelleştirmenin serbestleşme ve fiyat performans iyileşmesi getirebileceğini düşündük.

Sonuç = Sıfır.

Lise ve dengi okullarında 16milyon öğrencisi olan, pırıl pırıl genç kuşak için ülkemizin verebildiğimiz gelecek, Avrupa sonuncusu omak.

Türkiye’ nin yurtdışı çıkışları , Rapidshare ismindeki dosya paylaşım sitesinin toplam veri alma verme hazının yarısı kadar.

4Mbit internet erişimi 100 YTL, asgari ücretle çalışan bir çalışanın maaşının altıda biri kadar.

Bu duruma rağmen, Türkiye’ nin ADSL internet abonesi sayısı 5 milyon’ u geçti! Ciddi hiç bir altyapı yatırım maliyeti olmadan her yıl iki misli katlanan bir abone sayısına rağmen , aynı bant genişliğini kullanmamıza rağmen fiyatlar sabit.

Herkes aynı havuzdan su içiyor. Havuz da malesef barajlarımız gibi kurudu gitti. Şu anda Türkiye’ nin yurtdışı çıkış hızı anlık 157 Gbps /15.000.000 kişi..

Hesap ortada. TTNet’ in 2008 yılı sonunda yurdışı çıkışlarını 350 GBPS’ ye çıkarma hedefi bile Amarika’da taşra üniveristelerine tahsis edilen 10 gbps bant genişliği ile kıyaslayınca ne denli ciddi bir yatırım varın siz düşünün.

Bir de bu adresteki açıklamaya bakın. http://www.pclabs.gen.tr/2008/03/06/ttnet-yurt-disi-cikisi-157-gbps-oldu-fakat-hiz-nasil/

Telekom artık özel bir şirket ve malesef Türkiye’ de RIA geliştiricileri ve son kullanıcılar Telekom’ un kar ve zarar hesapları arasına sıkışmış durumdalar.

Üzerinde çalıştığımız projelerden birisi için iki sunucu kiralayarak, portal yayınını Türkiyede yapmayı düşündük. 1Terabayt veri trasferinin 1.000$ a tekabul ettiğini duyunca yeniden almanya ve amerikadaki alternatiflere döndük. Aynı hizmete karşılık ödememiz gerek meblağ Almanya’da 80 Euro, Amerika’da 50 US$. 20 kata yakın fark var! Fakat iç networkde 8ms, almanya 40 ms, US bazı durumlarda 1000ms sürelerinde ping süresi zaman farkı var…

Bu şartlarda, ulusal bir projeksiyon geliştiremezsek,

Bazı borsa dergileri, ve yeni türedi web2.0 (vebikisıfırcı da diyebiliriz) spekülatörleri’ nin söylediklerinin aksine, uzun vadede Türkiye Bilişim Sektörü ve yan sektörleri yerinde saymaya devam edecek gibi görünüyor. Yerinde saysa buna da şükür.

Fakat benim, 90ların sonları ve 2000 li yılların başlarında "patlamasına" tanık olduğum sektörümüzü çok küçük bir yerel ya da küresel dalgalanmanın yeniden tuzla buz etmesinden endişe ediyorum.

Başkaca bir derdim yoktur.

@selçuk Bozdağ,

Bu E-Leştirebilmek kavramı benim için yılın sözüydü! Telif hakkı istemezsen bunu sık sık kullanmak istiyorum:-)

Profili Göster
Çağdaş Tülek 8/06/2008

Merhaba,

Duygusal bir yazı olmuş gerçekten. Ancak yapılan karşılaştırmalar sakin kafayla düşününce bile insanın moralini bozuyor. Aslında Türkiye’de bu işler olmaz değil(di), olmuşlar üzerinden de bakmak lazım: ek$i sozluk, itiraf.com, vb.leri. Bunlar daha web2.0 kavramı yurtdışında yeşermemişken varolan, Türkiye’deki sitelerdi. Bunun yanında her şeye rağmen bir zamanlar ICQ’nun bugün Facebook’un en aktif kullanıcı kitleleri arasında Türkiye var.

Sadece bizim gibi kötü altyapıya ve zihniyete sahip olanların değil, tüm imkânları olmasına karşın Avrupa’nın da geride kaldığı bir konu web2.0. Amerika bu işi başlatan ülke oldu ve hâlâ da açık ara başı çekiyor. Bir Avrupa ülkesinde "start-up" kurmak hiçbir şey yapmasanız 10 bin avro ve üzeri vergi ile başlıyor mesela. Amerika’da bazı eyaletlerde ise İnternet üzerinden başvurarak $300 verip şirket kurabiliyorsunuz ve sonra da 0 vergi ödüyorsunuz.

Buralarda bu işleri yapmak çok zor ama dünyadaki sayılı birkaç yer dışında birçok yerde bu iş zaten çok zor. Belki de bilişimin web2.0 ayağının büyük başarılarının -o da çok küçük bir yüzdesi aslında- göz kamaştıran hikayelerinin gözümüzü almasına izin vermeyip, diğer kısımlarına bakmak gerek.

Sevgiler,

Çağdaş Tülek

MMIstanbul Adobe UG MMIstanbul Adobe UG

adobe user group

ColdFusion, Flex, AIR, Flash, PDF, Dreamweaver, Fireworks, Photoshop, Illustrator, iNdesign, Premiere, Soundbooth, Lightroom, InCopy, JRun, LiveCycle, Acrobat, AfterEffects, Resmi Adobe Kullanıcı Grubu.

yeni üyelik | şifremi unuttum

aç-kapa Fuar CeBIT 2008 Bilişim Eurasia 7 - 12 Ekim 2008' de

CeBIT 2008 Bilişim Eurasia 7 - 12 Ekim 2008' de

CeBIT Bilişim Eurasia bu yıl 7 – 12 Ekim tarihlerinde düzenleniyor Adını dünyanın en büyük on fuarı arasına yazdırarak, İstanbul’u Avrasy...
Kategori: Fuar

aç-kapa Yarışma Altın SIM Kart Ödülleri

Altın SIM Kart Ödülleri

Altın SIM Kart Ödüllerinin bu yıl birincisi düzenleniyor. Üç ana kategorideki toplam 20 alt kategoride 200 adayın yarışacağı organizasyonun oylaması h...
Kategori: Yarışma

aç-kapa Fuar Contemporary İstanbul Sanat Fuarı

Contemporary İstanbul Sanat Fuarı

Contemporary İstanbul Sanat Fuarı, 16-19 Ekim tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen fuar, İstanbul Lütfi Kırdar Ulu...
Kategori: Fuar

aç-kapa Yarışma TBD - Halıcı 15. Bilgisayarla Beste Yarışması

TBD - Halıcı 15. Bilgisayarla Beste Yarışması

TBD – Halıcı 15. Bilgisayarla Beste Yarışması TBD – Halıcı Bilgisayarla Beste Yarışması Türkiye Bilişim Derneği tarafından düzenlenen &q...
Kategori: Yarışma

aç-kapa Seminer MS Project ile Proje Yönetimi

MS Project ile Proje Yönetimi

[b]ZeruMax bilisim hizmetleri MS PROJECT İLE PROJE YÖNETİMİ Ms Project kullaniminin uygulamali ve pratik olarak anlatilacagi bu egitimi kacirmayin&#...
Kategori: Seminer

üyeler Son Kahramanlar...

stats Kimler Burada? web stats

Son 1 dakika içinde MMIstanbul' da 271 (0 kayıtlı, 271 ziyaretçi) kullanıcı varmış. Login durumda olanlar aşağıda: