Soru - Cevap Bölümü
/ Kategori: Marketing
reklamcılık yada diger meslek gurupları bu ise yeni atılanlara neden hıc kimse bir şans vermiyor?
Cevaplar
( Faydalı Cevapları Göster )
çok haklısın,
Özellikle bizim ülkemizde durum böyle malesef. Her alanda yaşlı insanların iktidarı mevcut. Bu duruma siyaset-bilimde gerontokrasi deniyor. Ülkemizde çoğunlukla, deneyime değil de , yaşa hürmet vardır. 50 yıl ülkeyi krizden bunalıma sürükleyen insanlar, başka hiç kimse kalmamış gibi halen bizi yöneten durumdalar.
Türkiye’ de insanlar farkettiyseniz pek otobiyografi yazarak deneyimlerinide paylaşmazlar. Okumayan bir toplum yazmaz da! (neyse konumuz bu değil)
Bu soru ve yakınmanız üzerine size beni çok etkilemiş bir makaleden bahsetmek istiyorum. Reklamcılık, marketing vb sektörlerde kariyer yapmak, kendini geliştirmek isteyen herkesin mutlaka okumasını tavsiye ederim.
Reklam Yaratıcıları derneğinin çıkardığı "Ara Sıra" isimli dergi’nin 1. sayısında İlyas Başsoy’ un "Reklamda Yaratıcılık Nedir?" isimli müthiş güzel bir yazı. Reklamcılık sektöründe "yaratıcılık, deneyim, iyi olmak, başarılı proje geliştirmek vs , vb şeylerin değil de "karizma", müşteriden daha zengin davranma, müşterinin araba markasından daha iyi araba, gösterişli ofis, şatafat vs gibi şeylerin geçer akçe olduğundan bahsediyor.
Yazı sektörel bağlamda, dolaysız olarak, yaşlı iktidarı, arkaik fikirler, saplantılar vb şeylerin genlerin yaratıcı fikirlerini nasıl boğduğunu ve perdelediğini deneyimler üzerinden aktarıyor.
İlyas Başsoy’ un Reklamcılık Nedir? adlı kitabını okumammış olmakla birlikte, makalesinden yola çıkarak zevkle okunacak bir kitap olduğunu tahmin edebiliyorum.
Öte yandan, 33 yaşımı bitirmek üzere olduğum bugünlerde, geçmişe bakınca durumun eskisine nazaran daha iyi olduğunu söyleyebilirim.
Bunu belki de bildiğiniz bir kaç genç isim üzerinden ispatlayabilirim. örneğin Özgür Alaz, Burcu Tüzün vb, pek çok genç bugün uluslarası reklam, marketing, pr firmalarının kalantor patronlarından daha fazla söz sahibidirler. 20’li yaşlarında olan bu genç insanlar şimdiden sektörel yeteneklerini kanıtlamışlar ve saygı görmüşlerdir. Daha da fazla saygıyı ve övgüyü hakediyorlar..
Yukarıda bahsettiğim, Özgür ve Burcu gibi arkadaşlar, kendi alanlarında hızla yetkinleşmelerinin ötesinde, aynı zamanda çevrelerindeki gençleri de daha proaktif olmaya sevkediyorlar. Çok isteyip iş-güç yüzünden henüz hiç birisine katılamadığım "likemind" gibi periyodik etkinlikler organize edip, deneyimlerini paylaşıyorlar, fazlaca suskun ve içine kapanık gençleri düşünmeye, konuşmaya sevkediyorlar. Bu türden şeyler yukarıda bahsettiğimiz "sektörel gerontokrasiyi" de fena halde hırpalıyor!
Sözün özü,
Genç bir insanın reklamcılık, pr, marketing vb sektörlerde yaratıcı, entellektuel, mucadeleci insanlar olarak rüştlerini ispatlamaları zorlu bir süreç. Ama imkansız değil.
Son olarak,
Blog tutun, iyi ingilizce öğrenin, çok okuyun, çok yazın, mücadeleci olun, daha sosyal olun…
gerisi gelecektir…
sevgiler.
bir ay önce bir host blogunu kendi kodlayan herkese sponsor oluyordu. bende başvurdum. ve sonuç; 14 Yaşındaki biri kendi sistemini yazamaz :)
İlk önce bu önyargıyı insanların kafasından çıkartmalı. Atatürk ün de dediği gibi demir çerçeveyi hep birlikte kırmalıyız. Fakat bu ben 50 – 60 yaşıma gelince olacak gibi :) :/
İyi günler…
verdıgın bılgılerden dolayı cok tesekkur ederım murat ben reklamcı olmayı kafama koyduysam basarırım ınsanın ısteyıpte yapamadıgı yoktur bence neden bızde bahsettıgın arkadaslar gıbı basarılı olmayalım degıl mı??
@murat gerçekten iyi bir açıklamada bulunmuşsun! hal böyle olunca ülkemizdeki başarılı gençleri malesef yurt dışına kaptırıyoruz.
Evet hocalarım ve arkadaşlarım hepinize katılıyorum ayrıca murat hocamın dediğini şiddetle destekliyorum.Bizim ülkemizde aslında her zaman söylenir ki bu ülkeyi gençler kurtaracak, sizler yöneteceksiniz, yenilikler hep sizden gelecek ama nerde bizi yöneten insanlar dedem yaşında gençler işsizlikten her yola başvuruyor sonrada krizdi bilmem neydi.Ben arasıra rastlarım kıdemli bir insan üsste ama birşeyden haberi yok ondan bin kat iyi adam en allta ve bilgisi kıdemlininde üstünde olur…Bunlar da gerçekler ama gençler olarak işimizi elimizden bırakmamak başarmak için hedefimiz olsun yeter bence…
Eğitim sistemimiz malesef süreci değil sonucu değerlendirmekte. Bir dönem boyunca göstermiş olduğunuz performansdan çok final sınavı ve/veya projesi ilgili dersten başarılı olduğunuzu ya da olamadığınızı belirliyor. Durum bu şekilde olduğunda, öğrencide haklı olarak süreç içinde iyi bir ürün çıkarmak yerine başarıyı belirleyecek olan sınavlara kilitleniyor.
4 senelik bir lisans eğitimi sonucunda sağlam bir portfolyaya sahip olması gereken yeni mezunumuz, sudan çıkmış balık misali elinde belki de işverenin çokta umrunda olmayan bir diploma ile iş hayatına atılıyor. İşverenin kendine güvenmesini, sorumluluk vermesini bekliyor. Tabi bu iş bulabilenler için geçerli…
Bu durumda ne yapılabilir? Benim görüşüm ve okulda uygulamaya çalıştığım yöntem şu; öncelikle öğrencinin mezun olduğu anda elinde başarılı olduğu alanlarla ilgili piyasaya sunabileceği ürünlerinin bulunması (Ör: CD tabanlı bir eğitim yazılımı, e-Öğrenme için geliştirilmiş ders içerikleri, Web tabanlı basit uygulamalar vb.). Portfolyosunda bu tür çalışmalar bulunan kişiler hem işverene kendilerini daha iyi ifade etme şansını bulacaklardır, hem de kendi kapasitelerinin de farkında olacaklardır.
Sonuç olarak öğretim süreci içinde alınan eğitimi ürünlerle desteklememiz gerektiğini düşünüyorum. Öğrendiklerini portfolyosuna etkin bir şekilde yansıtabilmiş her genç arkadaşa biraz zorlama ile birçok kapının ardına kadar açılacağı kanaatindeyim.
Gençlere bir şans tanınabilmesi için artık yaşı ilerleyenlerin biraz dinlenmeye çekilmesi gerekiyor.Bu olmazsa bu konu yıllarca sürer gider.
Etkinlikler
Konferans
Dijital Pazarlama Konferansı - Digitalage 2008
Dijital Pazarlama Konferansı - Digitalage 2008
360° Dijital Pazarlama etkinliği 21 Kasımda Istanbul Hyatt Regency’de düzenlenecek ve aşağıda detaylarını bulacağınız başlıklar çerçevesinde kon...
Kategori:
Konferans
Kimler Burada? 
Son 1 dakika içinde MMIstanbul' da 395 (1 kayıtlı, 394 ziyaretçi) kullanıcı varmış. Login durumda olanlar aşağıda:
MMIstanbul Blog'undan
Neler Yapılabilir?
Yeni bir portal, 30 civarında online / offline etkinlik, seminer vb rağmen MMIstanbul sanıyoruz ki halen hakettiği ilgiyi göremedi. " ...
500 Hatası Hakkında!
Reklam, MMIstanbul ve Yeni Projeler (Durumumuz Bu Tarzında)
Ne Nedir Kampanyası Başlıyor!
Çok Merak Edenler için; MMIstanbul Geliştirme Ekibi ve Çalışma Ortamımız









Aynen yaa. Ben de sana katılıyorum. Gerçekten gençlere biraz şans tanınmalı. Sonuçta biz de bir eğitim alıyoruz. Bu aldığımız eğitimin artık tecrübeye dönüştürmek zamanıdır. İş verenlerin bize destek çıkacağını düşünmek istiyoruz artık.